2-5 yaş arası çocuklar nasıl düşünür?

2-5 yaş arası çocuklar kuşkusuz yetişkinler gibi düşünme becerisine sahip değillerdir. Kimi zaman ebeveynler 5 yaş öncesi çocuklarının daha büyük bir çocukmuş gibi düşünmesini ve davranmasını beklerken, kimi zaman da çocuklarının düşünme becerisini hafife alırlar. “O daha küçüktür, nasılsa anlamaz” mantığı ne kadar doğru, gelin hep birlikte bakalım.

  1. 2-5 yaş arasındaki çocuklar henüz soyut düşünme becerisine sahip değildir. Bu yaşlardaki çocuklar anladıklarına değil, gördüklerine odaklanırlar. Bu sebeple, yanlış bir davranışı ortadan kaldırmak için yapılan sözel uyarılar çok etkili olmaz. Davranışsal olarak çocuğa yaptığının yanlış olduğunu göstermemiz gerekir. Örneğin 4.5 yaşındaki Defne televizyonun sesini çok fazla açtığı zaman annesi sözel olarak ne kadar uyarı yapsa da sesin kısılmadığını fark eder ve bunun üzerine kumandayı eline alıp sesi kısar. Defne’ye “ Televizyonun sesini bu kadar açtığımız zaman komşularımız rahatsız olabilir, çizgi filmin sesini kısmadığın sürece kumanda bende kalacak” deyip sözel uyarısına davranışsal bir sonuç da ekler. Defne bir daha televizyonun sesini çok fazla açmaz.

  2. 2 yaşından itibaren çocuklarda empati becerisi gelişmeye başlar. Örneğin, 3 yaşındaki bir çocuk ağlayan annesini sakinleştirmek için oyuncak ayısını getirebilir. Bu sebeple, “O daha çok küçük, ben ağlasam da neler olduğunu anlamaz” diye düşünmek sizi yanıltabilir. Şayet üzgünseniz, çocuğunuza karşı şeffaf olup “Bugün benim biraz canım sıkkın, ama seninle vakit geçirirsem kendimi birazdan daha iyi hissedeceğimi düşünüyorum” gibi açıklayıcı cümleler kullanabilirsiniz.

  3. 2-5 yaş arasındaki çocuklarda zaman kavramı henüz gelişmemiştir. Dakika, saat, hafta, yarın, bugün, dün gibi kavramlar onlar için çok net değildir. Örneğin 4 yaşındaki bir çocuğa “2 gün sonra iş gezisinden döneceğim” demektense; “2 kere uyuyup uyanacağız ve ben sonra eve geleceğim” demek durumu somutlaştırır ve çocuğun zamanla ilgili bağlantı kurabilmesini sağlar.

  4. Rüyaların gerçekten yaşanmış olabileceğine inanabilirler. Rüyasında canavarlar gören bir çocuk bunun gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu ayırt etmekte zorlanabilir. Bu sebeple gece korkuları bu yaş aralığında görülebilir. Ancak çok sık tekrar eden kabuslar varsa ve çocuğun uyku kalitesi olumsuz etkileniyorsa; iç dünyasında sıkıntılar söz konusu olabilir.

  5. Televizyonda gördükleri çizgi film kahramanlarının gerçek hayatta var olduklarına inanabilirler. Örneğin binanın tepesinden atlayarak uçabilen bir kahramanın gerçekten yaşadığına inanıp kendisinin de uçabileceğini düşünebilir ve balkondan atlamaya kalkışabilir. Bu sebeple, çocuklarımızın izledikleri çizgi filmlerin içeriğine dikkat etmeliyiz.

  6. Bu yaşlardaki çocukları cezalandırmak onları yalana teşvik eder. Yanlış bir şey yaptıysa, yanlış olanın davranışı olduğunu, kendisinin bir birey olarak “yanlış bir birey” olmadığını ona açıklamaya çalışın. “Bu yaptığın hiç hoş bir davranış değildi” ve “Sen salak mısın? Senin yaptığını 1 yaşındaki bebekler yapmaz” arasında ciddi bir mesaj farkı vardır. İlkinde çocuğa yalnızca davranışının yanlış olduğunu söylerken, ikincisinde onun kişiliğini yargılayan bir tutum sergilemiş oluyoruz.

Instagram: @psikologipekgokozan

© 2020 İpek Gökozan